25.5.12

Bora'nın yeni ofisi

Bora Kadıköydeki eski ofisini Trump Towers ın hemen arkasında mecidiyeköy de kiraladı. Ses-Görüntü işleri yapıyorlar. Aslında onlar için 2 katlı bir ofis gerek , alt katını depo olarak kullanıp ürünlerini koyabilecekleri , üst katında ise bir ofis bir toplantı bitti gitti :)  Ölçüleri hemen alıp alelacele bir ofis çizdik.Şimdilik az maliyetli işler yaptık.Duvarlarla bölüp bir alan yarattık. Girişten ürünleri taşımaları için uzun bir koridor bıraktık, şimdilik burada idare edip çok kazanç sağlasınlar, yeni ofislerine geçsinler inşallah. Yeni ofislerinin de benim elimden çıkacağı sözünü şimdiden aldılar :))  Bu arada o çekyatlar ustalar yatabilsin diye var  ;)

14.5.12

Mis gibi biber gazı...

video


Eskiden çok sık maça giderdim.. Takım da tutardım. Koyu bir GS taraftarı idim.. Eskiden dediğim Lise sonları/üniversite başları gibi... Holiganlıklar canımı sıkmaya başlamıştı. Sadece GS değil tüm takımların. Hangi takım olduğunu hatırlamıyorum yabancı bir takım ile GS maçında türk taraftarlar, yabancı taraftarları öldürmüşlerdi... Tahrik olabilir ama biz bu tahrike kapılacak kadar kendimizi bilmez miyiz? O gün den sonra bıraktım takım tutmayı..Ne maç izledim ne de takip ettim.Eşim sever futbolu iyi de oynar, koyu fenerlidir. Her maçını izler, ses etmem, bazen ucundan bakarım bazen hiç izlemem... Dedik ki yıllar sonra bir maça gidelim. Fener yenerse kutlamalar olur güzel olur,2 büyük takım futbol kaliteli olur vs vs..

Bilet bulamadık tabiki, ne hikmetse hepsi karaborsaya düşmüş!!! Biletini satanlardan birinden aldık bizde makul fiyatlarda.. (1500 liraya bilet satmaya çalışanlar vardı :S ) Girdik sıraya türk telekom kısmına.. Olaylar direk orda başladı... Maçın başlamasına 30 dk kalmış herkes birbirini eziyor. Polis sıra sağlamak için bariyer kurdu fenerliler deliye döndüler başladılar deli gibi küfür etmeye, hem sıra sıra çıkıyorlar hem deli gibi küfür edip polislerle kavga ediyorlar, polislerde tahrik oldu.Biber gazı sıktı üstümüze dk 1 gol 1 dedikleri bu olsa başladık öksürmeye... Bir taraftar polisin üstüne atladı biber gazı sıkmasın diye diğer polislerde çocuğu hırpalamaya başladılar, bunu gören tüm sırada bekleyen taraftarlar daha da çıldırdı, polisler yolu açtı herkes geçti sonra..

Madem bilet denen birşey var o zaman nedir bu? bileti olanda girdi olmayan da girdi gözlerimizle gördük...

Yukarılara çıktık yerimize oturduk maçımızı izledik. Oynanan futbol değildi. GS pas vermek dışında oynamadı bile doğru düzgün.Fener de vasattı... Maç bitti çıkmak istedik ama o kadar arka sırada olduğumuz için öndeki kalabalık inmeden inemezdik hali ile beklemek zorunda kaldık.Fenerliler bulunduğumuz yerden oturakları fırlatmaya başladılar,Ondan sonra kaos başladı herkes bir yere koşuyor, kimi yukarı kimi aşağı kimi koşa koşa sahaya indi, böle bakakaldık eee kaçamadık da .. Polislerde geri yanıt verdiler taraftarlar yukarı doğru kaçmaya başladılar herşey bir kaç dk içinde oldu. Biber gazını üstümüze doğru sıktılar..O andan sonra anladım insanlar 2 ye ayrılır diye düşündüm :) Biber gazı nedir bilenler, Sadece adını bilenler diye. Gazla 1 sn içinde gözler iptal oldu doğru düzgün göremiyorsun gözlerin başlıyor aynı zamanda akmaya, nefes asla alamıyorsun denizde boğulur gibi , direk koptum ama hala ayakta duruyordum, erdemi hiç göremedim ve ne yapıyor nasıl hiç anlayamadım.Tek yapmaya çalıştığım şey bir şekilde nefes almaya çalışmaktı ama nafileydi.. Erdem elimi sıkıca kavrayıp nefes alamazken sürekli iyimisin diye sormaya çalışıyordu ama kelimeler eksik çıkıyordu ağzından.. Etrafıma şöle bi baktım gazın etkisiyle millet yukarı doğru kaçmıştı daha üst sıralara koşarken düşenler, bayılanlar, kusan insanlar, kadınlar bi taraftan ağlıyor, eşini dostunu o anda kaybetmiş insanlar, çocuklarına siper olmaya çalışanlar,Acaba bizdemi yukarı kaçsak diye düşünürken polis daha da yaklaşınca hemen staddan kaçmaya çalıştık 3 kat aşağı indik merdivenleri anlatmama gerek yok sanırım :/ ağlayan erkek gördüm beni kurtarın diyen... Nefes alamıyorum diye bağıranlar... staddan çıkmıştık ama polis gaz sıkmaya devam ediyordu, dışardaki holigan taraftarlar heryeri yıkmaya başladılar, heryer gaz dı yine. Ters istikamete doğru yürümeye başladık, yürüdükçe oksijenle biraz açıldık... Yüzüm yanmış gibiydi,kısmi felç gibi oldu, hissetmiyordum, gözlerim ve burnum çok acıyordu.. Midem çok kötü bulanıyordu ama ortamdan kaçmamız gerekiyordu. Arka yollardan bir şekilde kadıköye ulaştık. Olaylar orada da devam ediyordu, metrobüsü yakmalar camlarını kırmalar, olayların yatışmasını bekledik ve bir kokteyl salonuna sığındık :) içerde düğün vardı. Bir süre orada kaldıktan sonra metrobüse binmemiz gerekiyordu. Orası da ayrı bir olay. Şöför kapıları açmayınca dışardakiler kapıları kırarak içeri girdiler içerde ayrı bi kavgalar. Artık elim ayağım titriyordu... Yoldan geçen GS taraftarları metrobüs içindeki FB taraftarlarına el kol hareketleri yapmaya başladı, zaten çıldırmış fenerliler iyice gaza gelip metrobüsün camlarını kırmaya çalıştılar, Zincirlikuyu da GS taraftarlarının onları beklediği haberini alınca resmen ait olmadığımız bir savaşa gider gibiydik. Kavgaya hazırlanıyordu resmen. Baktık gittiğimiz yer iyi değil olaylar çıkacağı belli önceden indik ve yine arka yollardan yürümeye başladık ve m.köy e vardık.Hani üstümüzde bir  FB forması olsa ölmek garanti olacak... Acaba evime varabilecemiyiz bugün? diye düşündüm yolda... Taksiye atlayıp ailemizin yanına geldik. Kendi evimiz nafile. Metrobüs kapatılmıştı... Beylikdüzü/Avcılar yönüne doğru çok insan geliyor o gece nasıl döndüler? yada dönebildilermi çok merak ediyorum..

O gece kurunun yanında yaş da yandı.Sonuç itibari ile biber gazı yasaklanmalı artık kullanılmamalı diye düşünüyorum. Ne biliyim tazzikli su , yada başka bişi ama bu değil :( Haa artık bir daha ne maç izlerim ne de takım tutarım :)

19.4.12

Spartacus

Eskiden Lost a başlayayım derdim bir kaç bölüm izledikten sonra amannnnnn bi diziye girdin mi çıkamıyorsun diyordum hakikaten çıkamazsın :)
Eşimle her akşam bir film izliyorduk ee dedim bi diziye başlasak? O da dedi bi başlayınca duramıyorsun :) olsun dedim. Dexter mi olsun  spartacus mu diye araştırırken ilk bölümünü izlemeye ve hangisini seçeceğimize öyle karar vermek istedim. Zaten spartacusu izleyince dexter a bakmayıp "bundan sonra " ona başlarız dedik :)

Spartacus gerçekten inanılmaz sürükleyici ve harika bir film. Baştan sona kadar kim var kim yok kötü oyuncusu yok diyebilirim.
Filmde inanılmaz kan sahneleri ve sapkınlık derecesinde cinsellik var. Roma halkının hatırası napalım :) 2. sezon da durum daha düzeliyor 1 e göre neyseki

Bizi filmde üzen tek bir şey var. Başrol oyuncusu andy nin ölmesi. Yerine çok benzer birini koymuşlar, hakkını yemeyelim oda
parçalıyor kendini ama hiç kimse andy kadar cool olamaz ve rolüyle bu kadar özdeşlemezdi...

Mekanı cennet olsun...

Bu arada 2.sezonu bitirmek üzereyiz. Sezon 3 için sabırsızlanıyorum.. Sezon 4  ise 2013 de gelecekmiş nasıl bekleyeceğim :))) 

30.3.12

Hazır Mobilya Kullanımı

Hazır mobilya tercih edenler ev sahipleri için hazırladığım moodboard. Coastal Homes ürünlerini
çok beğeniyorum ve tavsiye ediyorum ;)

12.3.12

danışmanlık


Fikir vermek için bir evin baştan aşağı yeniden yenilenmesi gerekmez. Var olan eşyaları yeniden konumlandırarak da aslında " yeni" yi elde edebiliriz. Bugün Nilüfer Çelebi Koca hn ın evine konuk oldum. Var olan ama aslında yeniyi arayan bir ev burası. Genel olarak nilüfer hn (adaşım :) çok düzenli.Bunu evin her yerinde hissedebiliyoruz.Tarzınında klasik olduğunu söyleyebilirim. Evi kurarken ki yanlışlarımızdan en önemlisi eşyaların mağaza da ki durumu ile eve geldiğimizdeki durum arasındaki farklılığıdır. 2+1 evde oturan nilüfer hn eşyalarının salonda çok yer kapladığını söylemeliyim.Bu durumda ne yapıcaz? Eşyaları da yeni aldığımıza  ve değiştiremeyeceğimize göre yeniden " düzenleyebiliriz"

Eve girer girmez ilk dikkatimi çeken TV nin yemek masasının üzerine konmasıydı.Bu TV izlemeyi olanaksız bir hale getiriyor.Sürekli başımızı sola çevirerek Tv izlemek çok rahatsız edici.Yeni bir tv ünitesi almadan var olan konsolun torna ayaklarını çıkararak şuan için Tv ünitesi olarak kullanabiliriz. Okla belirttiğim koltuğun karşısında olmalı TV.Konsol gittiği için Masayı duvara daha da yakınlaştırarak 50 cm kadar bir yer daha kazanmış oluyoruz.Ok ile belirttiğim duvardaki Devasa :) koltuğu da oradan kaldırıyoruz.Artık hediyemi ederiz, firmaya geri mi veririz bilemiyorum :) salonda tekrar kullanamayız çünkü yemek masasının önüne koyabileceğimizden başka bir yer olmadığı için salonu yine olduğundan daha da fazla kapatacak. Zaten 4 kişilik bir aile için şuan oturma alanı bu koltuk çıktığında da yeterli görünüyor. Misafir gelmesi durumunda sandalyeleri kullanabiliriz. Zaten büyük ve çok rahatlar.


Bu evdeki ikinci yanlış. Koltuğun arkasına konan ayna, Bu ayna bu ev için olmamış. Oldukça büyük bir tavan yüksekliğinde harika olabilir ama bu mekanı daraltmış.Yer olarak ise yemek masasının duvarında olmalı. Aynayı kestim,Bu şekilde aldığımız yere kestirebiliriz.Birde beyaza boyarsak harika olacağından eminim ;) Eğer kestiremiyorsak daha sade formlu bir ayna seçmeliyiz.



Bunun dışında halı oldukça desenli .Böyle durumlarda koltuk ve yastıklarda sadelik olmalı.Koltuğu bu şekilde düzenledik.


Mor yastıklar ise diğer 2 koltuğa ait oldular, bu şekilde değerlendirmiş olduk.Sehpanın üzerindekileri kaldırdık.



Danışmanlığını gerçekleştirdiğim Nilüfer Hn. a Eşi ve güzel 2 kızı ile birlikte evlerinde mutlu bir yaşam sürmelerini dilerim :)



29.2.12

2 film önerisi


Erdemcimle film izlemeyi çok seviyoruz.Her akşam neredeyse 1 film izliyoruz diyebilirim.Bitiremediğimiz günlerde "arkası yarın" yapıyoruz :) Evde seyretmek dışında sinemaya da gitmeyi çok severiz. Sevgilimin izin günlerinde yakın diye migros avm de ki sinemaya gidiyorduk, ama orası yandı :( Yeni yapılacak marmara park ı bekliyoruz yürüyerek 10 dk içinde filmimizi izlemek çok keyifli olacak,Geç seanslara da gidebiliriz ;) Şu sıralar gittiğimiz sinemalar forum istanbul ve marmara forum.Marmara forum harika sineması var diyebilirim.Tavsiye ederim. Torium a da ara sıra gidiyoruz.Bahçelievler metroport un sinemasına gittik "düşmanı korurken" filmi için.Bu kadar küçük sinemayı ilk kez görüyorum film güzel, koltuklar çok rahatsızdı,asla tavsiye etmiyorum :/ Ve diziler...Kızların şu diziyi izliyormusun ya geçen hafta kuzeygüney de neler oldu biliyormusun konuşmalarına bön bön bakıyorum :) bir tek cuma günleri özgürüm o günde feriha var :))))))) olsun azıcık da dizi izliyeyim. Filmleri imdb puanı ile takip ediyoruz çoğu kez fikir için. 7 puandan aşağısı :) bizi kesmiyor. Ama bazen 6,5 puanlı filmlerde çok iyi olabiliyor. Filmi anlamayan insanlar düşük puan verirler çoğu kez. 3 yıldan fazladır o kadar çok film izledik ki biraz çıtayı fazla yükselttik sanırım. Çok seçici olduk, kurgusuna, müziklerine ve oyunculuğa çok dikkat ediyoruz.. Yukarı da önerdiğim 2 film ise gerçekten muhteşem. War horse un oscar da hakkının yendiğini düşünüyorum, the way back ise gerçek bir hikaye. Bu soğuk havalarda üşüyorum demeden önce bu filmi izleyin, sonra kendinizden utanın. Özgürlük için ölmeye göze alan insanların hikayesi.. GERÇEK insanların hikayesi..


iyi seyirler...

22.2.12

Yorgunluk Problemi çekenlere..


8 saat uyuduğunuz halde kalkmakta zorlanıyorsanız, gün içinde hala yorgunsanız, öncelikle kan dolaşımınız iyi değil ve toksinlisiniz demektir aynı zamanda.
Neler yapılabilir?

> iç dünyanız ile fizyolojinizi aynı tutmanız lazım ( fizyoloji dışsal görüntünüz, dik duruşunuz, sesinizin tonu, gülümsemeniz vb tarzınız diyelim) Uzmanlar diyorki Bu bir döngüdür. Mutlu huzurlu olmak için iç dünyanızda mutlu olmaya çalışın yapamıyorsanız fizyolojinizi mutluya çevirin, kendize bakın,yüzünüze gülümseme yerleştirin.İkisinden birini olumlu yaptığınızda mutlu / huzurlu olacaksınız. Negatif durumda olmak insanı huzursuz ve uykusuz bırakır.

> Herşey nefesle başlar. Vücut bilindiği üzere 8-12 bardak su içmekle değil, doğru nefes almakla vücut tazelenir. Günde 3 kez eğzersiz yapacaksınız. Nefes alın ortalama 3 sn nefes alın çarpı 4 ile : 12 sn içinizde tutmanız ve sonrasında ağzınızdan nefes verin. Sabah Öğle Akşam Bunu 10 kere toplam 30 kere yapacaksınız. Deneyen insanlar arasında kanser olma riski çok aza indirilmiş bu sayede, nefes aldığınız ve içinizde tuttuğunuz için her noktaya temiz oksijen gidecek ama bu.

> Suca zengin gıdalar yemeye özen gösterin.  Meyve ve sebzelerde bolca mevcut,örneğin karpuz.

> Birçok insan sağlıklı beslendiğini iddia eder ama yemek listesinde uygun gıdalar bulunuyormu? Nişastalı yiyecekler enzimle sindirilir, proteinler asitle mesela. Patates ve Kırmızı Eti aynı anda aynı akşam yemeğinde yediğiniz zaman ortalama 3 saat olan sindirme saati 7-8-10 saat bile sürebiliyor bir de akşam yemeğinde içicek içmişseniz gece boyunca guruldayan karnınız yüzünden tam olarak rahat yatamayabilirsiniz. Uygunsuz bu yiyecekler yüzünden vücudunuz enerjinizi sindirmeye harcıyor malesef.

> Az yemek yiyin. Uzun ve sağlıklı yaşayan insanlar tam olarak doyma hissine ulaşmadan masadan kalkarlar. Zaten yaş ilerledikçe de metabolizma yavaşladığı için hem de fit görüntünüzü korumuş olursunuz.

> Meyve aç karnına yenir.Meyve yemekten sonra yenir bizim ülkemizde, fakat meyveler ince bağırsakta sindirilir, yemekten sonra yerseniz ilerleyemeden orada mayalaşır ve atık oluşturur bünyede. Bu sizi hasta edebilir.Ben uyandığımda aç karnına meyve yiyorum. 15-20 dk içinde sindirildiği için kahvaltımı bu süre sonra yapıyorum.

> Az protein tüketin. Vücudumuz enerji için sırasıyla meyve,sebze ve filizlerden elde eder.Sonra Nişastalı ürünler, yağlar ve en son proteinden enerji sağlanır. En az kullandığı proteini vücudumuza yük olmasına gerek yoktur.

> spor veya en kötü ihtimalle yürüyüş yapmak. Spor yapmaya zamanını olmayabilir fakat internette oturduğunuz yerde bile yapabileceğiniz çalışanlar için egzersizler var.

   Kısacası yorgunluk bir enerji problemidir. Sinemaya tiyatroya giderek fizyolojinizi ve iç enerjinizi yükseltmeniz mümkün ama kanınızı bu şekilde temizleyemezsiniz. 10 - 30 gün arası bu yukarıda yazan programı deneyin, yurt dışında çeşitli insanlar bunu denemişler sadece yorgunluk problemi değil, hayatlarında ki diğer olumsuz hastalıklardan da kurtulmuşlar.
sevgiler

21.2.12

Hediye Mutlu Bi'şeyler :)






Bu albüm özel günler de hem tatlı bir hediye vermek, hem de ağızları tatlandırmak için var :) anneler günü, babalar günü, şekerlik ev hediyesi, sevgililer günü, evlilik yıl dönümü, doğum günleri, yeni doğan kız-erkek bebek, nişan-düğün-söz günleri, para biriktirmek için kumbara şeklinde hediye edilmek için var olacak.. Benimle iletişime geçebilirsiniz :)

10.2.12

Evim Dergisi Şubat sayısı 2012

Muhteşem Şubat :)

Bir kaç kez değişik dergi ve kitaplara çıkma şansım oldu. Ama en büyük hayalim evimizin de dergiye çıkmasıydı. Sürekli tasarımcılara sorulan bir soru vardır. "Evini çok merak ediyorum" Bu beklenti vardı üzerimde :) Benim evden beklentim ise sade olmasıydı. Yalın, net.. Evde temizlik-düzensizlik ile ilgili zaman geçirmeyi çok sevmiyorum.Bu nedenle az eşya olması benim için en önemli konuydu.Erdem pek fazla karışmadı, karışsa da dinlemedim :) Beni uyardığı konu kendini yorma, uğraşma olduğu kadar kısmı idi. Ayakkabılık dışında herşeyi italyan ürünlerinden seçtiğimi söyleyebilirim. Kendi tasarımlarımı kullanmadım, hergün yaptığın resme bakmak bir süre sonra sıkıcılık anlamına geliyordu bana göre. Sıkılgan biri olarak birşeylerin sürekli değişmesi gerekir bizim evimizde.. 





Taş duvarları çok seviyorum özellikle salonda kullanmayı çok istiyordum.Bir süre burada oturup sonra satmayı planladığımızdan bu fikrimi şimdilik erteledim :/



Şömine ve yuvarlak sehpamızı bote tasarım yaptı. Özellikle şöminemiz çok seviliyor diyebilirim. Halı kullanmayı sadece okuma köşesi diye ayırdığım yerde kullanmayı tercih ettim.O kısmı ayırmak adına.. Tekli koltuğumun orjinal rengi turuncu kaplı idi , Satıcı bana bunu kırmızı kaplayıp vermeyi teklif etti, ben ise siyah rengini istedim.Üzerine farklı renklerde değişik şallar kullanıyorum sıkıldıkça, değişik yastıklar. Bu benim tarzım diyebilirim.Değiştirme imkanım olmalı ve bunu küçük şeylerle yapabilmeliyim.İnsanlara da bunu öneririm.

Kitaplardan yaptığım sehpamız , mumlarımız, kafeslerinde kuşlarımız :)



Kara tahtamız ve tebeşirlerimizi de çok seviyoruz. Sürekli bir not yazma halindeyim. Sevgililer gününe hazırlanıyorum :)))


Giyinme odasını erdeme verdim.Yatak odası içinde kendime bir dolap yaptırdım.Siyah dolabımız hem dekoratif hemde işlevsel oldu :)


Şubat sayısı Evim Dergisi Bayilerde, almayı unutmayın ;))

Gecikmiş ocak postu

Yeni yılın ilk dergisi..

Hafta sonları eşim çalışır, bende cumartesilerimi alışverişe, pazarları ise evime ve kendime zaman ayırırım.
Her hatun gibi alışveriş beni de rahatlatır :) ama ben gıda alışverişini daha çok severim. Aceleye  getirmem, herşeyi özenle seçerim :) buna zamanım varsa tam bir keyife dönüştürüyorum diyebilirim. Elimde paket taşımayı sevmem, paketlerim için süper kırmızı çekçekli bir çantam var :) Bazen alışveriş öncesi-bazen sonra alışveriş merkezi içindeki kafeler de oturup çay eşliğinde dekorasyon dergilerini okumayı çok severim. Özenle her sayfasını tek tek okurum diyebilirim. 2012 de ilk aldığım dergi Evim dergisi oldu. En çok okunan dergi şuan bu. Sanırım bunda hem fiyatı hemde neyi nerden alabileceğinizi yazan bilgileri sayesinde oluyor. 3,90 TL olan fiyatı 4,5TL olarak zamlanmış.Diğer dergilere göz attığımda 8 TL fiyatını koruduğunu gördüm.

kar kar kar

Yine kar var :) Bu sene kara doyduk diyebilirim. Ama artık yaz gelse ? :)))

31.1.12

evim dergisi

benim cici evim en çok satan dekorasyon dergisi şubat sayısında ÇIKTI, almayı
unutmayın :)

dergiden sayfaları istedim, o zaman düzgün halde paylaşabileceğim :)

30.1.12

Howard Roark - Hayatın Kaynağı romanından.. 1943

Howard Roark - Hayatın Kaynağı romanından.. 1943


Bu çizimler çok eski olmasına rağmen, sanki günümüzde çizilmiş gibi değilmi? Gerçekte kim çizdi bilmiyorum.
Ama gerçekten çok takdir ediyorum... Hepsi muhteşem...

28.1.12

küçük köşeler

küçük köşeler yaratmak güzeldir...

sıradanlıktan çıkmak..

Ezberlenmiş gibi yatak bir köşeye dayanır yanına 2 komodin, dolap da boş olan başka bir duvara dayanır. Ezber bozan basit bir fikir...Dolabı arkanıza alarak hem bir başlık elde edersiniz hemde yerkaybını engellersiniz diye düşünüyorum.Manzaranız güzelse yada hava şartlarına daha yakın olmak isterseniz bu fikiri sevebilirsiniz... Ama mobilyayı sabitlemeyi unutmamak gerek ;)